
Demir Eksikliği ve Demir Eksikliği ile İlişkili Anemi
Demir eksikliği ve demir eksikliği ile ilişkili anemi, dünya genelinde birçok hastalığa katkıda bulunur. 2016 yılında 1,2 milyardan fazla demir eksikliği anemisi vakası bildirilmiştir. Demir eksikliği anemisi, özellikle çocukları, menopoz öncesi kadınları ve düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan insanları daha fazla etkiler.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) öncelik listesinde demir eksikliğini kontrol altına almak yer almaktadır ve 2025 yılına kadar anemi prevalansını %50 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Demir alımı vücut ihtiyaçlarının altında kaldığında veya yeterli olmadığında, bir telafi mekanizması bu fizyolojik ve patolojik kaybı önlemek için kendi demir depolarını kullanarak devreye girer. Ancak bu telafi mekanizmasının vücut için yeterli olmaması durumunda mutlak demir eksikliği ortaya çıkar. Bu durum özellikle çocuklar ve hamile olan menopoz öncesi kadınlarda yaygındır.
Demir eksikliği, anemiden bağımsız olarak semptomatik veya asemptomatik olabilir. En sık bildirilen semptomlar baş dönmesi, yorgunluk, düşük konsantrasyon, baş ağrısı, kulak çınlaması ve baş dönmesidir. Bazı hassas hastalarda huzursuz bacak sendromu da görülebilir.
Demir eksikliği ve anemi, kalp yetmezliği ve iskemik kalp hastalıkları gibi bazı hastalıkların semptomlarını da kötüleştirebilir. Şiddetli vakalarda hemodinamik dengesizlik bile ortaya çıkabilir.
Günlük önerilen demir alımı şu şekildedir: · 7-12 aylık bebekler için 11 mg, · Menopoz öncesi kadınlar için 18 mg, · Hamile kadınlar için 27 mg, · Yetişkin erkekler için 8 mg.
Etteki demir Hem formunda bulunurken, bitkisel kaynaklarda Non-Hem formunda bulunur. Hem demir formu etkili bir şekilde emilir ve emilimi diğer faktörlerden etkilenmezken, Non-Hem formu zayıf emilir ve diğer besinlerle etkileşime girebilir. Örneğin, C vitamini Non-Hem demirin emilimini artırırken, çay ve kahvede bulunan tanenler Non-Hem demirin emilimini engeller. Bitkisel beslenmeden emilen demir, etten emilen demirden daha az etkilidir. Bu nedenle vejetaryen bireylerde demir depoları daha düşüktür ve bu durum onları demir eksikliğine karşı hassas hale getirir.
Demir Takviyesi Kullanımı Öncelikle bu duruma neden olan faktör belirlenmelidir. Örneğin, H.pylori enfeksiyonunun eradikasyonu ve çölyak hastalığına uygun gluten içeren besinlerin tanıtılması, demir emilimini etkileyebilir. Bu tür çabalar, sadece demir kaybını önlemekle kalmaz, aynı zamanda demir emilimini de artırır.
Demir eksikliği tedavisinde asıl soru, tedavinin oral mi yoksa IV mi yapılması gerektiğidir. Doğru tedavi, hastanın yaşı, cinsiyeti, eksikliğin nedeni ve diğer semptomlara bağlı olarak seçilir.
IV tedavi, oral tedaviye yanıt alınamadığında veya şiddetli anemi durumunda ya da oral tedavinin tolere edilemediği veya düşük uyum gösterildiği durumlarda genellikle başlatılır. Oral tedavi, kontrendikasyon olmadıkça başlatılabilir ve hastanın durumu tedavi süresini ve izlemeyi belirler. Eğer tolere edilemezse veya tolerans gelişirse, başka formülasyonlar kullanılabilir, H. pylori enfeksiyonu eradike edilebilir ya da çölyak hastalığı olan hastalara glütensiz diyet önerilebilir, bunların hiçbiri fayda sağlamazsa IV tedavi düşünülebilir.
Aşağıda verilen tablo, oral ve IV tedavi arasındaki farkları özetlemektedir.
| Parametreler | Oral | IV |
|---|---|---|
| Emilim ve Biyoyararlanım | Oral yolla verildiğinde demir emilimi düşüktür. Enfeksiyon durumunda emilim azalır | İnflamasyondan etkilenmez |
| Uygulama Kolaylığı | Kolay | Uygulama bölgesinde reaksiyonlar ve ölümcül olabilen aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişebilir |
| Dozlama | Günde üç kez verilebilir | Tek doz veya çoklu doz halinde verilebilir |
| Yanıt | Oral tedaviye yanıt sınırlıdır | Tedavi etkilidir ve demir seviyeleri kısa sürede artar |
| Gİ yan etkileri | Gİ yan etkilerin olasılığı yüksektir | Gİ yan etkiler genellikle görülmez |
| Diğer yan etkiler | Cilt renginde değişiklik olabilir | Baş ağrısı, Hipofosfatemi ve bazı formülasyonlarda osteomalasi görülebilir |
| Uyum | Düşük | Yüksek |
| Maliyet | Düşük | Yüksek |
Referanslar:
Cappellini, M. D., Musallam, K. M., & Taher, A. T. (2019). Iron deficiency anaemia revisited. In Journal of Internal Medicine (Vol. 287, Issue 2, pp. 153–170). Wiley. https://doi.org/10.1111/joim.13004
Clara Camaschella; Iron deficiency. Blood 2019; 133 (1): 30–39. doi: https://doi.org/10.1182/blood-2018-05-815944
Pasricha, S.-R., Tye-Din, J., Muckenthaler, M. U., & Swinkels, D. W. (2021). Iron deficiency. In The Lancet (Vol. 397, Issue 10270, pp. 233–248). Elsevier BV. https://doi.org/10.1016/s0140-6736(20)32594-0
Vademecum API, modern sağlık yazılımlarına yüksek performanslı JSON / REST API mimarisi üzerinden gerçek zamanlı ilaç etkileşim kontrolü sağlayan, Türkiye'nin en kapsamlı klinik karar destek sistemi katmanıdır. E-reçete süreçlerinden hastane otomasyonlarına kadar geniş bir spektrumda, 20.000+ barkodun medikal ve regülatif verisini "machine-readable" formatta sunarak klinik hata payını minimize eder.
Vademecum Online, Türkiye’de ruhsatlı tüm farmasötik ürünlerin klinik verilerini, güncel prospektüs bilgilerini ve etkileşim analizlerini tek bir çatı altında toplayan, hekimlerin ve eczacıların klinik karar süreçlerini optimize eden Türkiye’nin en kapsamlı klinik ilaç veri platformudur. T.C. Sağlık Bakanlığı (TİTCK) verileriyle senkronize çalışan sistem, dijital sağlık ekosisteminin veri otoritesi olarak konumlanır.
Eczane dijital dönüşüm süreçlerinde eczane yazılımı seçimi, SGK entegrasyonu ve finansal yönetim nasıl yapılır? Vademecum ile ilaç bilgi sistemi çözümleri.
İlaç etkileşimi risklerini öğrenin, klinik karar destek sistemleriyle saniyeler içinde ilaç etkileşim sorgulama yapın ve hasta güvenliğini artırın.
